Neslihan Atagül Röportajı

Neslihan Atagül Röportajı
11 Ekim 2015 tarihinde eklendi, 2.386 kez okundu.

Neslihan Atagül Röportajı

İkisi de seyircinin gözü önünde büyüdü… İkisi de star oldu, yaptıkları her iş tuttu. Neslihan Atagül ve Burak Özçivit, şimdi iki karasevdalıyı oynayacakları dizileriyle çarşambadan itibaren karşımızda olacaklar. Bakmayın ‘karasevda’lı göründüklerine, aslında gayet mutlu âşıklar…

NESLİHAN ATAGÜL:

KARA MI AK MI BİLMEM AMA BEN SEVDADAYIM!

Şöhret olmak için kadere boyun eğip beklediniz mi yoksa hırsla tırmaladınız mı?

Hırs hayatımda hiç olmadı. Tek amacım var; annemi gururlandırmak. Bir şeyin hayalini kuruyor, gerçekleştirmek için çalışıp çabalıyorum. İşimi en iyi şekilde yapıp hayalime kavuşunca kendimi iyi hissediyorum. Gerçekten tırnaklarım kazına kazına, kırılana kadar azmettim.

14 yaşında ‘Yaprak Dökümü’yle oyunculuğa başladınız. Şimdi o dizide başrol oynayan isimlere rakipsiniz. Ödülleriniz var. Bu kadarını bekliyor muydunuz?

Aslında sana her şeyi en başından anlatmak isterim. Ne dersin?

Tamam hadi en başa saralım…

Küçük, kendi yağında kavrulan bir aileden geliyorum. Babam şoför. Annem ev hanımı. Benden yedi yaş büyük bir ağabeyim var. Çevremde yaptıkları işten memnun olmayan insanlar vardı. Ben de “Acaba hangi mesleği yapmalıyım” diye düşünürken ve sekiz yaşımda televizyon izlerken babama döndüm ve “Oyuncu olacağım” dedim.

Baktı, saçlarımı sevdi ve “Tabii” dedi. 13 yaşıma geldiğimde, artık geç mi kalıyorum diye düşünerek pek çok yerde ismini duyduğum bir ajansı aramaya karar verdim. Bilinmeyen numaralar servisini arayıp ajansın telefonunu öğrendim.

Neden bilinmeyen numaralar? İnternet falan yok muydu ?

Evde bilgisayar yok ki. Muhabbet kuşumuz var. Kedimiz, köpeğimiz yok yani anla sen durumu! Neyse ajansı aradım: “Kaydolmak istiyorum” dedim. Fotoğraflarımı istediler. Sonra annem beni ajansa götürdü, fotoğrafları teslim ettim. Hemen arayacaklar zannediyordum.

Aylar geçti dönen yok. Umudumu kaybetmeye başladım. Tek çıkışım hayal etmekti. Neyse altı ay sonra aradılar. Tabii bunlar yaşanırken bir yandan da çok korkuyordum.

Neden?

E yıkılan hayalleri çok gördük.

Öyle olmaması için ne yaptınız?

O yıllarda “Hep kendinde olacaksın. Her şey şimdi başlıyor” diye kendi kendime söz verdim. 13 yaşımda ilk sinema filmim ‘İlk Aşk’ ile ‘Altın Koza Film Festivali’nde ‘Umut Vaat Eden Genç Kadın Oyuncu’ ödülünü aldım ve hep üstüne koya koya gitmem gerektiğine inandım. 14 yaşımda ‘Yaprak Dökümü’ dizisindeydim. 18 yaşına kadar set devam etti; hatta konservatuvar sınavlarına o setteyken katıldım.

Tüm Türkiye’nin gözü önünde büyümek sizi nasıl etkiledi?

Hiç zorlanmadım. Çünkü özümü unutmadım. “Hep kendinde olacaksın, sakin olacaksın” dedim. İnsan kendini tanıyınca bunları yapabiliyor. Bir de önemli olan ‘iyi insan’ olmaya çalışmak. Mesela 10 değil beş liran varsa onunla mutlu olmayı dene. Özel hayatımda da bu böyle.

Bir röportajınızda gençler arasında moda olan Converse ayakkabılardan asla giymeyeceğinizi ve akıllı telefonlara karşı olduğunuzu söylemiştiniz. Bunu neden söylediniz?

Çok tüketiyoruz. Tüketirken kimse neyi nasıl tükettiğini fark etmiyor. Kendini, ilişkisini, hayatı tüketiyor. En önemlisi de zamanın ne kadar değerli olduğunu bilmiyor. Bu yüzden artık kimse yaşadıklarından zevk almıyor.

Ama şimdi elinizde son model bir akıllı telefon var. E ne oldu tüketim bilincinize?

Ne yaparsak yapalım bir sistemin içindeyiz. Dünya bunun üzerine kurulu. Ama hâlâ o tip ayakkabıları giymiyorum. Neden bir şey popülerse herkes ondan alıyor? Artık insanların bir tarzı yok. Yoksa buna cesaretleri mi yok?

Bu çarşamba Star TV’de başlayacak yeni diziniz ‘Kara Sevda’da canlandırdığınız Nihan’ı sadece fragmanlarda gördük. Nasıl bir kadın Nihan?

Üniversite öğrencisi. Resim eğitimi alıyor. Hayat dolu ve varlıklı bir aileden geliyor. Kendinde bir eksiği fark ediyor. Ve birden karşısına o boşluğu dolduran puzzle’ın diğer parçası çıkıyor.

Bu sırada seyirci dizide Nihan’ın iki farklı dönemini görecek. Bu işin benim için önemli bir yanı daha var. Tıpkı yuvaya dönüş gibi. Yıllar önce ekrana ilk Ay Yapım’la başlamıştım. Şimdi yine onlarla birlikteyim ve bu sefer başroldeyim.

Siz hiç kara sevdaya düştünüz mü?

Kara sevda mı, ak sevda mı bilmem ama ben sevdadayım, onu bilirim! Onu da dibine kadar yaşıyorum.

Dizide zengin kız-fakir erkek aşkı var. Gerçekten aşkta statü farkı olur mu?

Bunlar doğduğumuzda haberimiz yokken edindiğimiz ve bize dayatılan şeyler. Ben hiç böyle bir şey yaşamadım, zaten umursamam da. İlişkimi maneviyata bağlı yaşarım.

Sevgiliniz Kadir Doğulu da oyuncu. Evde sürekli dizi, senaryo ve film konuşan sıkıcı bir çift misiniz?

Hiç öyle değil. Biz birlikte çok eğleniyor, geyik yapıyoruz. Özellikle tatillerimiz çok keyifli geçiyor. Tabii ikimizin de seti var. Bu yüzden bazı akşamlar senaryo okuyabiliyoruz. İşlerimiz konusunda fikir alışverişi yapıyor ve birbirimize güveniyoruz.

Peki senaryoda bir öpüşme sahnesi varsa… Birbirinize karışır mısınız?

Hayır.

Bu kadar anlayışlı mısınız gerçekten?

Bu birbirine saygı duymakla ilgili. Ben onun hayatında yokken onun işi oyunculuktu, benim de öyle. Bu yürümek gibi bir şey. Ekstra bir sıkıntı teşkil etmez. Ayrıca herkesin birbirine güveni tam.

Dizinin fragmanı yayımlandıktan sonra Kadir Doğulu’nun sizi kıskandığı, Burak Özçivit’le aralarında sorun yaşandığı konuşuldu. İşin aslı nedir?

Yukarıda cevabını verdim aslında. Biz Kadir’le birbirimize çok saygılı ve sevgiliyiz. Herkes istediği gibi algılasın ya da yorumlasın. Biz birbirimizi seviyoruz ve hiçbir sıkıntımız yok. Bu yüzden çok umursamıyoruz.

Politikayla aranız nasıl?

Apolitik değilim ama politikayla da çok ilgilenmem. Yalnız ülkenin gündemini göz ardı etmek de vicdansızlıktır. Bazen haberleri okuyamıyor, televizyon izleyemiyorum. Çocuklar ölüyor. Bunları bilerek hayata devam etmek de en acısı. Çok sarsıntılı günler. İçimiz acıyor.

Umutlu musunuz?

Umudumu kaybetmemeye çalışıyorum. Ülkemiz böyle zamanlardan geçti.

Peki sansürler size ne hissettiriyor?

Türkiye’de ifade özgürlüğü diye bir şey yok maalesef. Her anlamda kısıtlanıyoruz.

 

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Sayfa başına git
Yandex.Metrica