Burak Özçivit Röportajı

Burak Özçivit Röportajı
11 Ekim 2015 tarihinde eklendi, 1.493 kez okundu.

Burak Özçivit Röportajı

YARIŞ ATI GİBİYİM

Yakışıklı, başarılı, yetenekli… Hayat size mi güzel?

Öyle bir şey kesinlikle yok. Eğer elimde olanlardan bahsediyorsan bunlar günlük şeyler. Sadece anlık mutluluk verirler. Ben günlük mutluluk istemiyorum. Artık başka şeyler arıyorum. Ve bir arayıştayım.

Ne arıyorsunuz?

Mutluluğu…

Mutsuz bir adam mısınız?

Anlatmak istediğim hayata bakıştaki mutluluk. Yoksa Allah’a şükür çok mutlu ve huzurluyum. Mesela artık iş anlamında farklı alanlara yayılmaya çalışıyorum, hayatı sorguluyorum, büyüyorum…

Bunda 30’lu yaşlara geçmenin etkisi var mı?

Olabilir. Başarılı oluyorsun ama o içsel mutluluk bir türlü gelmiyor. Daha özgür ve uzun süreli bir mutluluğu arıyorsun. Onu aradıkça keşfediyorsun. Aslında başka yerlere bakman gerektiğini anlıyorsun. Ve yaşadığın birçok yükten kurtuluyorsun. Özellikle son iki senedir bende ciddi değişiklikler oldu.

Önceden daha kontrollüydüm. Artık oluruna bırakmayı öğrendim. Hayatta her şeyi kontrol ederek mutlu olunamayacağını gördüm. O kadar çok şeyi kafaya takardım ki. Artık sırtımdaki yükleri azaltıyorum.

Altı yıldır tatil yapmıyormuşsunuz. Durmadan çalışıyor, hatta bir dizi arasında iki de sinema filmi çekiyorsunuz. Bunun sebebi daha çok para kazanmak mı?

Para herkes için olmazsa olmazlardan. Ama para odaklı hiçbir şey başarıyı getirmiyor. İşini en iyi şekilde yapıp bittiğinde şalterleri kapatacaksın.

Yüzüm eskir diye korkmaz mı insan?

Hayır. Bu planlamayla ilgili. Bir de bence özünde iyi insan olmak önemli. İyi insan olmak için neler yapmam lazım. Onları yapıyorsam her şeyin devamı geliyor.

Peki iyi insan olmak için ne gerekir?

Her olaya pozitif bakmak. En olumsuz şeye bile… Ayrıca hayatta hiçbir şeye takılıp kalma. Bir iş olmuyorsa diğerine bak. Yoksa yürüyemezsin. Bunları başarınca da büyük sorgulamalar başlıyor.

Neleri sorguluyorsunuz?

Mesela yıllar içinde edindiğim tecrübelerin en büyüğü; “Eyvallah” diyebilmek. Bu çok zor bir kelime. Eğer söyleyebiliyorsan büyük iş başardın demektir. Eğer söyleyemiyorsan mutlu ve iyi insan değilsindir. Özümde bunları yapıyorum. İçimdeki enerji yanıyor. Orası bir ateş parçası oluyor. O zaman yüzün de eskimiyor.

Bunlarda aşkın etkisi ne kadar?

Tabii aşkın da etkisi var. Hayatımdaki kadın, ailem, yürüdüğüm yol ve her şey… Hayatta bir şeye odaklanmayacaksın ama her şeyle birlikte yürümeyi bileceksin.

Küçük Sırlar’da ‘Çet’, Muhteşem Yüzyıl’da ‘Malkoçoğlu’, Çalıkuşu’nda ‘Kâmran’dınız. Bu sefer nasıl bir adam var?

Kemal. Aslında klasik bir Türk genci. Ve onların yaşadığı zorlukların çoğunu içinde barındırıyor. Gözlemlediğim çok şey var. Kemal’i önce maddi zorluklar yaşayan bir öğrenci olarak görüyoruz. Hayatı oluruna bırakarak yaşıyor. Ardından başka evresi karşımıza çıkıyor. Orada da sorgulayan bir Kemal var. Bu durum benim kafamda da ikilem yaratıyor.

Sizce hayatı sorgulamak gerekir mi, yoksa akışına mı bırakmalı?

Bir derdi olan insan sorgular. Ben Burak olarak sorgulayan taraftayım. Hangisi mutluluk dersen, kesinlikle hiçbir şeyi sorgulamadığımız halimiz mutluluğun tam karşılığı.

Yeni karakter için bıyıklarınızı kestirdiniz…

Altı senedir bıyıklarım vardı. İster istemez bağlanıyorsun. İlk iki-üç gün çok zorlandım. Kendime alışamadım. Eski halime dönünce, baktım ki gerçekten değişmişim.

Siz hiç karasevdaya düştünüz mü?

Kara sevda sert bir tanım ve bu kadar sert bir aşkın duygularını yaşamak kolay değil. İşlediğimiz intikam ağırlıklı bir aşk hikâyesi. Yarayı kaşıyıp kazırmışsınız gibi… Çok acılı. Bu yüzden normal aşklardan daha farklı ve sert tarafından duruma bakıyoruz.

11 senedir bu sektördesiniz. Her işiniz reyting birincisi oldu. Filmleriniz iyi gişe yaptı. Başarının sırrı nedir?

Kimin bu işi neden yaptığını izleyici bir bakışta anlıyor. Ben işlerimi hep iyi niyetle yaptım. Bu yüzden falsolu bir şey yapmayacağımı biliyorlar. Bu güveni verdiğimi düşünüyorum. Çünkü yıllarca tek odak noktam güven oldu.

Yakışıklı olduğunuz için çok önyargıyla karşılaştınız mı?

Olaya öyle bakmıyorum. Ekrana iş yaptığınız için ister istemez yakışıklı ya da güzel tabirleri kullanılıyor. Ama kalıcı olmak bambaşka bir iş. Yoksa sokakta binlerce güzel insan var. Sırf güzel olduğun için bir kere, hadi iki kere iş yaparsın ama üçüncüyü yapmak için başka şey gerekir.

Dizi başladığında çıkan “Fahriye Evcen kıskandığı için seti bastı” haberleri de mi sizi etkilemedi?

Seti ziyaret ediyor. Bundan doğal bir şey olamaz. Ama bir şey diyemiyorum. ‘Eyvallah’ diyor geçiyorum.

Hep âşık adamları canlandırdınız. Bu roller sayesinde aşkı çözebildiniz mi?

Hiç o gözle bakmadım çünkü aşkın bir planı programı yok. Özgür bırakmak, anı yaşamak.

Bu arada kendi şirketinizi kurup yapımcı oldunuz. Nereden çıktı yapımcılık?

Film yapmak ve kendi istediğim işlerde oynamayı hedefliyordum. Ama çok zor. Timur Savcı’dan çok destek aldım. Yapımcılığını üstlendiğim son iş Murat Boz’la başrolünü paylaştığımız ‘Kardeşim Benim’ ocak ayında vizyona girecek.

 

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Sayfa başına git
Yandex.Metrica